Ana içeriğe atla

'' CUMA NAMAZI ''

Herkese selamlar, Müslümanlarca en özel gün kabul edilen, camilerin erkekler tarafından tıka basa dolduğu, insanları bilgilendirmek için seçilmiş cuma yani toplanma günü.

İlk olarak bu konuyu ile ayeti paylaşmak istiyorum;

Ey inananlar, cuma (toplantı) günü namaza çağrıldığınızda ALLAH'ı anmak için acele edin ve alışverişi bırakın. Bilseniz, bu sizin için daha iyidir.
Namaz bitince, yeryüzüne yayılarak ALLAH'ın lütfunu arayın ve ALLAH'ı sürekli anmaya devam edin. (62:9-10)

Ayetten de anlaşılacağı üzere çalışma saatleri içinde Toplanmak için çağrı yapılacağı zaman toplanılıp, Allah'ı anarız ve İslam ve güncel gelişmeler hakkında konuşulup tekrar işimize geri döneriz.

İlk olarak yapacağım eleştiri, Tüm Kuran çevirilerinde ( Ey iman edenler veya Ey inananlar )* diye çevrilmiştir. Yani kadın veya erkek ayrımı yok. Maalesef ki geleneksel İslam anlayışı bu ayetin kapsamına kadınları almamaktadır. Mezhepçi İslam anlayışı her konuda olduğu gibi bu konuda da kadınları Allah'ı anmaktan alıkoymaktadır. Bunu tabi kide Muhammed Peygambere iftira atarak yaptılar ve yapıyorlar. Şimdi bir kaç hadis örneği ile aradaki çelişkileri birlikte görelim;

Târık İbnu Şihâb (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: “Cuma namazı, dört kişi hariç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vâcib bir hakk’dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: Köle, kadın, çocuk ve hasta.”

|Ebu Dâvud, Salât 215, (1067)Abdullah İbnu Amr İbni ‘l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki : “Ezanı her işitene cuma farzdır.”
|Ebu Dâvud, Salât 212, (1056).
Yukarıdaki iki hadis örneğindeki çelişki ay gibi parlak. Kadınlarında ezanı işittiklerini ele alırsak onların bu farz ibadetine gitmemeleri hangi mantıkla açıklanabilir!
- Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Biriniz cumanın farzını kılınca, ardından dört rek`at namaz daha kılsın.”
|Müslim, Cum`a 67–69. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 238; Tirmizî, Cum`a 24; Nesâî, Cum`a 42; İbni Mâce, İkâmet 95.
- İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem cumanın farzından sonra evine gitmedikçe namaz kılmazdı. Sonra evinde iki rek`at namaz kılardı.
|Müslim, Cum`a 71. Ayrıca bk. Buhârî, Cum`a 39; Nesâî, İmâmet 64; Cum`a 43.
Yukarıda da ilk hadiste farzdan sonra namaz 4 rekat namaz kılın deniliyor ancak bir sonraki hadiste Peygamberin farzdan sonra eve gitmedikçe namaz kılmazdı deniyor. Bu hadisleri uyduranların biri başka türlü uydurmuş, diğeri eve gitmek istediği için başka türlü uydurmuş diye düşünüyorum. Çünkü olay çok net gözükmekte. Kadınları mescitlerden uzaklaştıran zihniyet, onları eve kapatan bu uydurdukları Ehli Sünnet zihniyeti.
Evs İbni Evs radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Günlerinizin en faziletlisi cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokca salâtü selâm getiriniz; zira sizin salâtü selâmlarınız bana sunulur.”
|Ebû Dâvûd, Salât 201, Vitir 26. Ayrıca bk. Nesâî, Cum`a 5; İbni Mâce, İkâmet 79, Cenâiz 65.
Yukarıdaki hadis ise uydurulan salavat yani peygamberi desteklemek olayını çarpıtarak Salatü selama çevirenlerin Muhammed'i Allah'ı anmak için çağrılan insanları bir bakıma şirke davet ediyor. Birincisi ölmüş bir insanın sizi duyması söz konusu olamaz. İkincisi Allah bizleri O'nu anmaya çağırıyor. Elçisini değil. Ancak öyle olmuyor. İmam hutbe sırasında Hıristiyanların İsa'yı andığı gibi başlangıçta Muhammed'i anıyor. (Aşağıda Cuma ile ilgili hadislerin olduğu bir web site paylaşacağım.)**
Son olarak şunu da eklemek istiyorum. Cuma hutbeleri insanları Allah'a ve O'nun kelamı hakkında olmalıdır. Ancak şu an politik olayların etkisiyle halkı cahilleştirmek için bir çaba gösteriliyor. Kuran'ı yetersiz göstererek sizleri Allah'tan başkasına muhtaç hale getiriyorlar. Şeytanın amacı da bu, Allah'ı yetersiz göstermek. Sizlere Cuma günleri Allah'ı anmak için toplanmaya çağıran camilerde gerçek İslam yerine İktidarın ve uydurmaların etkisiyle istedikleri '' CAHİLLEŞTİRME PROJESİNİ'' bizlere işlemek istiyorlar. Biz sadece Rabbimize muhtacız. O bize yeter. O'nu yetersiz gösterenlere kulak vermeyin.
Mescidler sadece ALLAH'a aittir; öyleyse ALLAH ile birlikte hiç kimseyi çağırmayın. (72:18)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GERÇEK SALAVAT

ALLAH ve melekleri peygamberi salat etmektedir(desteklemektedir). Ey gerçeği onaylayanlar siz de onu salat edin(destekleyin, )gereken saygı ve itaati gösterin. 33:56 Günümüzde İslam dünyası bu ayeti delil olarak göstererek Muhammed Peygamberin ismi anıldığı zaman ardından ona “Sallallahu aleyhi vesselam” demektedirler. Hatta camilerde ona özel olarak namazlardan sonra bayramlarda ve Kandil gecelerinde onu uzunca bu şekilde anarlar. Tabi bu anma olayı 7. Surenin 29. Ayeti ile çelişir... De ki: «Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O’na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O’na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi yine O’na döneceksiniz. Tekrar salavat konusuna dönersek ayetin başında da Allah’ın ve meleklerin de onu salat yani desteklediğini görüyoruz. Kuranda 4 yerde isim olarak Muhammed geçiyor ve ardından (SAV) geçmez. Buradaki salat yani destek peygambere olan yardım desteği. Savaş zamanı da melekler ile desteklendiğini de hatırlatalım. B...

NEDEN DEĞİŞTİRİLDİ

Peygamberimizin ölümünden kısa bir süre sonra inen dini beğenmeyenler yavaş yavaş eski ve yeni kültürlerini inen dinin üstüne çıkarmaya başladılar. Allah’ın göndermiş olduğu din değiştirilmeye başladı. İki yüz yıl sonraları kültürel güç dini aşağı çekmeye başladı. Tabi bazı konular kültürlerine ters geldiği için bir şeyler yapmaları gerekiyordu. Tevrat ve incil gibi Musa ve İsa Peygamber ile gelen barış dini birden bire Haham ve papazların eline bir araç olarak keyiflerine göre kitapları değiştirip bu Allah kelamı diye dini sömürdüler. Konumuza dönersek, Kuran’ı değiştiremeyeceklerini bilen bu gruplar gözlerine Muhammed Peygamberi kestirdiler. Onun Peygamberliğini kullanarak sanki o söylemiş gibi ona hitaben sözler uydurmaya başladılar. Kendi kültürel,yöresel ve politikal sistemlere uydun kendi yararlarına gelebilecek şekilde hadisler uydurarak istedikleri dini yaratmayı başardılar. Bu yüzden şu an yaşanılan İslam dini maalesef ki politik,kültürel oyunların en büyük oyuncağı oldu...